Değerli okurlarım

Değerli okurlarım ve sevgili İzmir halkı, İzmir Postası Gazetesi adına sizleri saygıyla selamlıyorum. Gazetemizin ilk sayısını çıkarmanın ve sizlere takdim etmenin heyecanını yaşıyoruz. Gazetecilik mesleğine yıllarımı vermiş olsam da, bu işi ilk günkü gibi aşkla yapmış olmanın ve gazetemizin artık İzmir geneline hizmet verecek olmasının heyecanıyla bu satırları kaleme alıyorum. Daha önce Torbalı Postası ve Bayındır Postası gazetelerimiz ile iki ilçemizde gazete çıkarmış ve halkın haber alma özgürlüğüne hizmet etmek için elimizden gelen tüm gayreti göstermiştik.

Gerek yazılı basın gerek ise dijital basın araçlarımızla, yalnızca gerçekleri kaleme alma misyonumuzdan hiç vazgeçmeden işimizi yaptık. Bazen yaptığımız haberler herkes tarafından takdir gördü, vatandaşlar tebrik ve teşekkür etmek için onlarca telefon açtı. Bazen ise yazdığımız doğrular birilerini rahatsız ettiği için hakaretlere ve tehditlere maruz kaldık. Ama hiçbir zaman gerçekleri yazmaktan vazgeçmedik. Siyasi taraf tutmayan, hiçbir siyasetçi yada işadamına göbek bağı olmayan, bu yüzden de gerçekleri tarafsız bir şekilde yazabilen ender gazetelerden biriyiz.  Tarafsız ve dürüst gazetecilik yapmanın bedelini ödemiş ve ödemekte olan biri olarak, sizlere gazetemizin yalnızca gerçekleri yazacağına ve başkalarının yazmaya cesaret edemedikleri konuları yazacağına dair söz veriyorum. Siz değerli okurlarımızdan ricamız, gazetemizde yayınlamamızı istediğini konuları yada görüntüleri WhatsApp ihbar hattımıza atmanızdır. 

Saygıdeğer okurlarım, ilk konumuz hepimizin mustarip olduğu toplu taşıma araçlarının içler acısı hali olsun. Pandemi sürecinde olmamız ve bir buçuk metre sosyal mesafe bırakmamız gerektiği bir yana, toplu taşıma araçlarında resmen üst üste gidiyoruz. Koronavirüs taşıyan bir kişinin ağzından çıkacak damlacıklar, aynı araç içindeki an az 6 – 7 kişiye bulabiliyor. Ne yazık ki ne büyükşehir belediyemizin toplu taşıma araçlarında ne de özel dolmuşlarda herhangi bir önlem alınmıyor. Dolmuşlar zaman zaman da olsa denetleniyor ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketlerine bağlı araçlarda neredeyse hiç denetim yapılmıyor. Ben buradan sayın başkanımıza sesleniyorum. Lütfen İZBAN, metro, tramvay ve otobüslere fazla yolcu taşınmasını engelleyin.

Pandemi ilan edildiğinden beri sosyal mesafe kurallarına uyulması ve maske takılması gerektiğini en çok yazan gazetecilerden biriyim. AVM ve Sinema benzeri yerlerin kapatılmasını desteklemiş hatta 14 günlük sokağa çıkma yasağı uygulanması gerektiğini savunmuştum Geldiğimiz süreçte maske takmanın zorunlu hale gelmesini ve polislerin denetim gerçekleştirmesini de destekliyorum. Ancak bu denetimler, faydalı amaçla yapılmalı. Lüks eğlence mekanlarını denetlemeyip orada sosyal mesafe kuralını tanımayan insanlara dokunmayan emniyet gülerinin sokakta maske takan vatandaşa burnu açıkta kalmış diye ceza yazması ve kameraların önünde bunu şova dönüştürmesi son derece yanlış bir tutumdur. Can güvenliğimizin teminatı olan polislerimizden bu konuda hassasiyet bekliyoruz.